Spor Yaralanmalarında Proteinin Önemi | SAKAL.ORG
Takip Edin

Spor Yaralanmalarında Proteinin Önemi

Proteinin Önemi

Lifestyle

Spor Yaralanmalarında Proteinin Önemi

Spor sadece beden sağlığımız için değil ruh sağlığımız için de önemli bir  etkendir. Yediden yetmişe hepimiz spor yapmanın bize yarar sağladığına hem fikir izdir. Spor yapmak; hareketleri düzenli uygulamak ve doğru bir şekilde yapmaktan ibaret değildir.

Spor Yaralanmalarında Proteinin Önemi Nedir?

Sadece profesyonel anlamda spor yapan kişiler değil, hepimiz sporun beraberinde getirdiği bazı sorumlulukları uygulamaya çalışmak zorundayız.

Spor yapmanın gereklerinden biri kişinin doğru beslenmesidir. Spor yaralanmalarında beslenmek sporcunun bilmesi gereken temel kavramlardandır.

Çünkü spor yaparken bedenimizin yeteri kadar enerjiye sahip olmayı ve spor yaptık dan sonra kaybettiğimiz önemli bileşenleri geri kazanmayı başaramasak boşa kürek çektiğimiz gibi spor esnasında da sakatlanmalara sebep olabiliriz.

Spor yapan kişilerin yaşı  öneme  alınmaksızın  yaptığı sporla ilgili antrenöründen bilgi ve eğitim alması oldukça önemlidir. Sporda ısınma,  soğuma, dinlenmenin önemi,  beslenmede  su  ve tuz alımı, spor yaralanmalarında beslenme gibi konularda kişilerin bilgi  sahibi olması oldukça önemlidir.

Koordinasyon düşüklülüğü ile gelecek yaralanmalardan nasıl kurtulacağı anlatılmalıdır. Kişilerin yeterli ve dengeli beslenmesinin yanında uyku düzenleri, uygun antrenman seçimi ve antrenman süresi de oldukça önemlidir.

Spor Yaralanmalarında Bilinmesi Gerekenler

Yaralanma : Zararlı bir fiziksel etken altında kalarak derinin ve dokunun hasar görmesidir. Sporcu yaralanmayla birlikte sporcu antrenmanına ara vererek çalışması gereken zamanı kaybeder. Bu sebepten yaralanmanın süresi ve ciddiyeti oldukça önemlidir.

İlginizi çekebilir :  Kol Kaslarını Geliştirmek İçin 9 Yöntem

Yaralanmanın Ciddiyeti :  Sporcunun yaralandıktan sonra yapmış olduğu spordan ne kadar süre uzak kaldığı ile ilgili bir terimdir.  Örneğin futbol sakatlanmalarında oyuncunun yaralanma şiddetine göre oyuncu bir süre maçlara çıkamaz. Daha sonra gerçekleşecek kıyaslamalar için yaralanan oyuncuların şiddetine göre belirli bir süre oyundan uzaklaştırır.

Yaralanma Sınıflandırılması: iki grupta incelenebilir. Travmatik yaralanma, bir olay sonucu gerçekleşen ve açıklanabilen bir kavramdır. Aşırı kullanma yaraları ise bir sebep yokken kendini tekrarlayan yaralanmalardır.

Yaralanma yeri: Baş, boyun, üst ekstremite ( omuz, üst kol, dirsek, ön kol, el bilek, parmak..), gövde, alt ektremite ( kalça, kasık, diz, uyluk, aşil tendonu, ayak..) gibi alanlardır.

Yaralanmalarda ki amaç dokuların iyileşmesi ve iyileştirmeyi hızlandırmaktır. Aşırı kullanıma bağlı spor yaralarında dokularda gerilme ve sürtünmenin bir sonucu olarak oluşan fiziksel aktivite ile birlikte eklem sertliği ve kasılmaların göründüğü bir durumdur.

Sporcu kas ve tendonları zorlamaya başlar, antremanın sıklık ve süresine göre de ağrının şiddeti artmaya başlar. Bunu düzeltmek için kişiler yeterli ve dengeli beslenerek yaralanma sürecini kısaltmalı, antrenmanın sıklık ve şiddetini kendine uygun olarak programlamalıdır. Bu durumu tekrarlamamak amacıyla uzman kişilerden destek ve eğitim almalıdır.

İlginizi çekebilir :  Sporun Faydaları

Sporcular İçin Protein Neden Önemlidir?

Kasların yapısını proteinler oluşturur. Kasların %70 lik kısmı  sudur  ve su  dışındaki ağırlığın  yarısı proteinlerden  oluşur. Bunu koruyabilmek  için günlük  enerji gereksinimin %12-20 si proteinden  karşılanmalıdır. Sporcular proteinleri öncelikle doğal  yollardan  elde  etmeliler.

Spor Yaralanmalarında Ne Yapılmalı

Spor Yaralanmalarında Yapılması Gerekenler

İhtiyaçları karşılayan  proteine ilave takviye almak güç ve kas üzerine herhangi bir ek katkı sağlamamaktadır. Poteinin karbonhidratla birlikte kullanımı, proteinin veriliş zamanı, elzem ve elzem olmayan  amino  asit içeriği kasın yapımını etkileyen etmenler  arasındadır.

Sporcuların yaralanma sonrası beslenmelerini en iyi şekilde sağlayacak olan temel besin kaynağı proteinlerdir. Yetersiz protein alımı iyileşmeyi engeller. Günlük alınması gereken protein 0,8 g/gün/kg dır. Fakat  spor yaralanmalarında bu değer 1,5 g/gün/ kg olarak değişmektedir.

Yapılan araştırmalar yüksek oranda protein alan kişilerin düşük oranla protein alan kişilere göre kas kaybının daha az olduğu saptamıştır.  Fakat gereğinden fazla alınan proteinin ekstra iyileşmeye  bir  katkısı bulunmamaktadır.

iyi protein kaynakları ; yağı az kırmızı etler, derisiz tavuk, balık, yumurta,  hindi eti ve az yağlı süttür. Pişirme  yöntemleri de oldukça önemlidir.  Et, balık  ve yumurtada haşlama ve ya  ızgara yöntemleri  tercih  edilmelidir.  Suplemanların içinde  bulunan kaliteli proteinler ise whey, kazein, süt ve yumurta proteinleridir.

İlginizi çekebilir :  Erkekler İçin Vücut Geliştirme Önerileri

Sporcular genellikle suplemanlara gereksinim duymadan protein ihtiyaçlarını karşılarlar. Suplemanlar doktor ve diyetisyene danışılarak kullanılmalıdır. Yaralanmalarda  özellikle  enerji, protein ve mikrobesin öğelerinin eksikliğinden kaçınılmalıdır. Diyette yüksek protein ( 2-2,5 g/kg/gün) olacak şekilde beslenme uzmanları tarafından düzenlenmelidir.

Egzersiz  tipine göre protein  ihtiyacı nedir ?

  • Hergün  1 saat  egzersiz yapan kişiler: 0,8 gr/kg
  • Hergün  1-3  saat egzersiz yapan  kişiler: 1,2-1,4 gr/kg
  • Direnç egzersizi yapan atletler: 1,6-1,7 gr/kg

Fazla protein alınırsa ne olur ?

  • Hayvansal kaynaklı proteinin yapılarında bulunan kolesterol ve katı yağları fazlaca almış oluruz.
  • Vücudun belirli bir protein deposu olmadığından fazla alınan protein yağa dönüşerek depolanır. Buda yağ kütlesinin  artmasına sebep olur.
  • Protein  metabolitlerinin atılması için daha fazla suya ihtiyaç duyulur. Bunun sonucunda dehidrasyon gerçekleşir.
  • Proteinin fazlası böbreklerin üzerine aşırı yük binmesine ve buradaki organların hasar görmesine sebep olur.
  • İdrarla kalsiyum atılımına sebep olur.
  • Kas gelişimini olumsuz yönde etkiler.
  • Eğer diyetle yerince protein alınmassa sporcular kilo sorunu yaşayabilir. Özellikle halter, boks, joda gibi siklet sporlarında istenmeyen bir durumdur.

Doğu Akdeniz üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümünden mezun olarak diyetisyen unvanını almaya hak kazandım. Mesleğimde ve yaşantımda insanların hayatına dokunmayı ve iyi niyeti ilke edindim. Eğitimini almış olduğum ve hayat boyunca öğrenmeye devam edeceğim beslenme ve diyet hakkındaki bilgilerimi SAKAL.ORG takipçileriyle paylaşmaktan mutluluk duyuyorum.

Yorum Yap

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Benzer İçerikler... Lifestyle

Çok Okunanlar

Editörün Seçimi

Yukarı